Çok heyecanlıyız! Tam bir ilk gün heyecanı yaşıyoruz... Sürekli listeler gözden geçiriliyor; menüde revizyonlar, alınan rezervasyonlar, hava durumu kontrolleri derken... "Bu işten bir kaç hafta sonra nefret eder miyiz acaba?" diye soruyoruz birbirimize... Cevap sürekli "Sannnmammm!" oluyor. :)
Evet, şık ve sade menümümüz hazır, flyer'lar basıldı. Malzemeler tamam. Ekip motivasyonu tavan! Daha ziyade dostlardan oluşan ilk gün müşterileri de heyecanla bekliyor.
Masa örtüleri, sahanlar, tabak - çanak alış verişi sonunda bitti (sanırım en zor kısmı da buydu)!
Kahvaltı tabağı, özenle seçilmiş kahvaltılıklarla doldurulacak şekilde ayarlandı. Çok özel ikramlarımız muhlama, çırpı, Ayvalık tostu, yumurtalı ekmek olarak tespit edildi. Özel bir tarife göre hazırlanacak kreplerin malzemeleri belirlendi: uzun lezzet testlerinden sonra tatlı olarak fındıklı çikolata ezmesi ve tahin-pekmezli kreplerde, tuzlu olarak da beyaz peynir-maydonozlu ve salam-kaşarlı kreplerde karar kılındı.
Ev yapımı reçeller de kaynamakta :) Telefonlar sürekli çalıyor ve ekip üyeleri birbirlerine reçel yapmanın ipuçlarını aktarıyor. "Aman üzerinde biriken beyaz köpükleri almayı ihmal etme!" ya da "Şekerim, arada bir kaseye bir parça kaynayan reçelden koyup buzdolabında bir kaç dakika beklet; tenceredekinin kıvamıyla dolaptakinin kıvamı çok farklı oluyor, dikkat et!"
Son olarak, açılış günü spesiyali uzun müzakereler sonucunda seçildi ve Ahmet Usta'nın özel tarifi çırpı en fazla oyu alarak birinci oldu. Muhteşem ve özel formüllü salça sosunda ince jülyen doğranmış sosisler! Evde yapmayı denemeyin, çünkü senelerdir Ahmet Usta'nın yapışını izlememe rağmen ben bile hiç bir denememde kıvamını tutturamadım :)
Yarın akşam ilk gün izlenimlerini aktarmak için can atıyorum. Bugünkü gibi keyifli bir hikayeden sonra, yarın sizlerle çok komik ya da belki de acıklı hikayeler paylaşma ihtimalim de yüksek.
Yolumuz açık olsun. :)
Kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Nisan 2010 Cumartesi
15 Nisan 2010 Perşembe
Frullati Günlükleri - I - Bunlar daha sadece hazırlık!
Sevgili Dostlar,
öyle bir işe giriştik ki, umuyoruz alnımızın akıyla çıkabiliriz.
Evde yemek yapmak yetmedi, uzun zamandır da yetmiyordu ya... Bir kafe, restoran açma hevesi içimizi gıdıklayıp duruyordu. Sonunda Frullati kafeyi işleten sevgili dostlarımız Nurten Hanım ve Ali Bey bize çok hoş bir jest yaptılar ve kafe maceramızın ilk adımı için fırsat sundular.
Pazar günleri kahvaltı için Frullati kafede kardeşim ve 2 sevgili arkadaşımla birlikte ben, hizmet veriyor olacağız.
Fekat itiraf etmeliyiz ki, şunu farkettik: bu, sandığımızdan çok daha detaylı, çok daha fazla zaman, emek harcamak gereken, çok kafa yormak isteyen bir işmiş! Sadece kahvaltıda sunulacak olan matbu malzemeler bile onlarca kalemden oluşuyor, sadece menüyü hazırlamak bile saatler hatta günler alıyor.
Geçen haftalarda muhtelif dükkanlar, mağzalar, marketler gezdik. Önce iyice bir kafamız karıştı. Özenli ve dostlarımızın ve müşterilerimizin her Pazar tekrar gelmek istemeleri için cazip bir menü hazırlamak amacıyla saatlerce onu mu yapsak bunu mu seçsek diye kafa yorduk. Sonra yavaş yavaş oturmaya başladı... Bunun yanında, bu işlere kafa yormak o kadar keyifli ki, hevesimiz arttıkça arttı.
Masaları süsleyecek olan cicili bicili örtülerin seçimi; masalara kaç tane servis tabağının sığacağının hesabı; yüzlerce tabak çeşidi arasından hesaplı ama şık olanların tespit edilmesi; peynirinden zeytinine lezzet testleri... Ahmet Paşa'nın maliyet hesapları için hazırladığı Excel tablolarının büyüklüğünden bahsetmiyorum bile.
Geçen hafta, menüye konulacak kreplerin tespiti için onlarca krep yapıp üstüne bir de onları yemek zorunda kaldık ki sormayın!... Tatlısı tuzlusu derken mideler allak bullak oldu tabii... Tatlı içimizi bayınca biraz da tuzlu deneyelim dedik, tuzlular içimizi yakınca, e hadi bari tatlılara dönelim... 2 saat civarında krep tavasının başında yumurta çırp, ununu ekle...
Sonunda menü için en leziz olan 2 tuzlu, 2 tatlı krepe karar verebildik!
Sevgili dostlar, bunlar daha sadece hazırlık maceraları! Mutfakta evimizdekilerin 2- 3 katı kocaman ocakların başında, birbirimizin tavasını, tepsisini devirmeden, başından aşağı çay bardaklarını dökmeden nasıl çalıştığımıza dair hikayelerimizi de sizlerle paylaşmak için can atıyorum!
öyle bir işe giriştik ki, umuyoruz alnımızın akıyla çıkabiliriz.
Evde yemek yapmak yetmedi, uzun zamandır da yetmiyordu ya... Bir kafe, restoran açma hevesi içimizi gıdıklayıp duruyordu. Sonunda Frullati kafeyi işleten sevgili dostlarımız Nurten Hanım ve Ali Bey bize çok hoş bir jest yaptılar ve kafe maceramızın ilk adımı için fırsat sundular.
Pazar günleri kahvaltı için Frullati kafede kardeşim ve 2 sevgili arkadaşımla birlikte ben, hizmet veriyor olacağız.
Fekat itiraf etmeliyiz ki, şunu farkettik: bu, sandığımızdan çok daha detaylı, çok daha fazla zaman, emek harcamak gereken, çok kafa yormak isteyen bir işmiş! Sadece kahvaltıda sunulacak olan matbu malzemeler bile onlarca kalemden oluşuyor, sadece menüyü hazırlamak bile saatler hatta günler alıyor.
Geçen haftalarda muhtelif dükkanlar, mağzalar, marketler gezdik. Önce iyice bir kafamız karıştı. Özenli ve dostlarımızın ve müşterilerimizin her Pazar tekrar gelmek istemeleri için cazip bir menü hazırlamak amacıyla saatlerce onu mu yapsak bunu mu seçsek diye kafa yorduk. Sonra yavaş yavaş oturmaya başladı... Bunun yanında, bu işlere kafa yormak o kadar keyifli ki, hevesimiz arttıkça arttı.
Masaları süsleyecek olan cicili bicili örtülerin seçimi; masalara kaç tane servis tabağının sığacağının hesabı; yüzlerce tabak çeşidi arasından hesaplı ama şık olanların tespit edilmesi; peynirinden zeytinine lezzet testleri... Ahmet Paşa'nın maliyet hesapları için hazırladığı Excel tablolarının büyüklüğünden bahsetmiyorum bile.
Geçen hafta, menüye konulacak kreplerin tespiti için onlarca krep yapıp üstüne bir de onları yemek zorunda kaldık ki sormayın!... Tatlısı tuzlusu derken mideler allak bullak oldu tabii... Tatlı içimizi bayınca biraz da tuzlu deneyelim dedik, tuzlular içimizi yakınca, e hadi bari tatlılara dönelim... 2 saat civarında krep tavasının başında yumurta çırp, ununu ekle...
Sonunda menü için en leziz olan 2 tuzlu, 2 tatlı krepe karar verebildik!
Sevgili dostlar, bunlar daha sadece hazırlık maceraları! Mutfakta evimizdekilerin 2- 3 katı kocaman ocakların başında, birbirimizin tavasını, tepsisini devirmeden, başından aşağı çay bardaklarını dökmeden nasıl çalıştığımıza dair hikayelerimizi de sizlerle paylaşmak için can atıyorum!
Etiketler:
Frullati,
Frullati günlükleri,
kafe,
Kahvaltı,
Kalamış,
Pazar Kahvaltısı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
